RETENTIO SECUNDINARUM

(Yavru zarlarının atılamaması)

Retentio secundinarum nedir?

Retentio secundinarum, çiftlik hayvanlarında doğum sonrası görülen önemli bir puerperal hastalıktır ve yavru zarlarının veya eşin atılamaması gibi isimlerle anılır. Bilindiği gibi plasenta (yavru zarları) , inekten buzağıya, buzağı (fötus) doğmadan önce, besinler transfer eden membrana verilen isimdir. Bu membran ve damarlanma buzağı tarafından oluşturulur ve inek veya düvenin uterusundaki kan kaynağına bağlanır. Plasentanın kotiledonları (düğme şeklinde) uterusun karunkullerine kenetlenir ve plasentomu oluştururlar. Gebelik sırasında bir ineğin uterusunda yaklaşık 100 plasentom bulunur İneğin membranları ve buzağının membranları arasındaki bu ince bağlantı ile gerekli materyaller gelişmekte olan fötusa geçer. Bu gerekli materyaller, oksijen, glikoz, amino asitler (proteinlerin yapı taşları), yağlar, kalsiyum, fosfor, vitaminler, iz elementler ve diğer bütün hayat için gerekli bileşenlerdir.

Buzağı doğduğu zaman plasenta birkaç saat içinde onu takip eder ve dışarı atılır. Çoğu durumda, plasenta, buzağının doğmasından 12 saat sonra dışarı atılır. Doğum sonrası 12 saatten fazla (24 saat) kalıyorsa ve dışarı atılmazsa, patolojik veya anormal olarak kabul edilir ve retentio secundinarum olarak tarif edilir.

Doğum başladığı ve uterusun kasılmaları oluştuğu zaman, kan akımı plasentomun maternal ve fötal kısımlarında düşer. Küçük kan damarlarının büzülmesiyle, kapiller basınç azalır ve fötal membranların ayrılması oluşur. Buzağılamadan sonraki uterus kasılmaları ile de yavru zarlarının ayrılma ve dışarı atılmasını tamamlanır.

Karunkul ve kotiledon üzerinde devamlı basınca sebep olan herhangi bir işlem (travma, ödem veya enfeksiyon) genellikle yavru zarlarının atılamaması ile sonuçlanır. Uterusun kasılmasında başarısızlık, süt humması olan ineklerde olduğu gibi, yavru zarları ayrılmasına rağmen retentio secundinarum'a sebep olabilir. Serviksin hızlı kapanması, atılmaya çalışılan özellikle büyük kotiledonlu yavru zarlarının dışarı çıkışını engeller.

Hastalık en çok ineklerde görülmekte olup, görülme sıklığı %2-69 arasında değişmektedir. Doğum-ilk tohumlama ve doğum-yeniden gebe kalma aralığının uzamasına sebep olarak, fertilitenin düşmesine yol açması ve süt veriminde düşüklüğe neden olması bakımından önemlidir.

Retentio secundinarum tek başına bir problem değildir. Ancak, yavru zarlarının atılamaması bazı potansiyel problemler yaratır. Yavru zarları vulvanın dışında asılır ve inek yürürken plasenta vulvanın ve vaginanın dış deliğinde ileri ve geri kayar ve vulva-anus yakınlığı sebebiyle uterusa dışkıdaki mikro-organizmaları taşır. Ayrıca, bir inek yere yattığı zaman yavru zarları zemindeki pislik ve çamurdan yine bakterileri taşıyacaktır. Bu bakteriler uterusta aktif enfeksiyona sebep olur ve inek için ciddi sonuçlar yaratabilir. Uterustaki lokal enfeksiyon hayvanın hastalanmasına sebep olabilir (ateş, kilo kaybı vs.). Bazen enfeksiyon o kadar kötüdür ki inek ölebilir. Uterus enfekte ve yangılı olursa ineğin uterus ivolüsyonu daha uzun sürer ve bundan sonraki doğum dönemine hazırlanması daha uzun sürer.

Retentio secundinarum'a ne sebep olur ?

Erken doğum, geç doğum, güç doğum, abortlar, uterus tembelliğine sebep olan her türlü faktör, mevsim ve meteorolojik değişiklikler ve enfeksiyonlar retentio secundinarum'un oluşmasında etkili olan nedenlerin başlıcalarıdır. Ayrıca, vitamin ve mineral yetersizliklerinin de retentio secundinarum'a sebep olduğu veya predispozisyon hazırladığı bildirilmektedir. Fizyolojik olarak yavru zarlarının atılmasında, doğum sonrası uterusun devam eden kasılmaları önemli rol oynar. Kasılmaların yeterli şiddet ve düzenli bir şekilde devam etmesi, başta postpartum PGF2 a salgılanması ve kandaki Ca düzeyi ile yakından ilişkilidir. PGF2 a salgısındaki yetersizlikle, kandaki iyonize Ca düzeyinin düşük olması involusyonun gecikmesi, postpartum metritis ve retentio secundinarum gibi puerperal bozuklukların ortaya çıkmasına predispozisyon hazırlar.

Belli başlı sebepler şu şekilde sıralanabilir:

Mekanik sebepler

Güç doğum (buzağı inek için çok büyük, ters gelen buzağı, buzağının pozisyon bozukluğu).

İkiz doğum

Sezeryan

Travma

Mevsimsel değişimler

Büyük fötus veya amfizemli fötus (gaz dolu fötus).

Besinsel sebepler

Gebelik sırasında enerji ve protein noksanlığı

Ca:P (Kalsiyum-Fosfor) dengesizliği

Vitamin A noksanlığı

Selenyum noksanlığı

Vitamin E noksanlığı

İyot noksanlığı

İdari sebepler

Stres (nakil veya kötü bakım, zayıf yemleme şartları)

Obezite

Kalıtsallık

Enfeksiyöz hastalıklar / Toksinler

Brucellois

Abort

Leptospirosis

IBR virüsü, BVD virüsü

diğer enfeksiyöz sebepler

TEDAVİ

Retentio secundinarum‘un tedavisinde ana amaç, ineğin üreme yollarının en kısa zamanda normal bir duruma döndürülmesidir. Eğer bir inek 24-48 saatlik retentio secundinarum gösteriyorsa ve ateşi varsa (39°C' nin üstünde rektal ısı) ve yemiyorsa tedavi edilmelidir. Bazı durumlarda retentio secundinarum metritis ve pyometra gibi komplikasyonlar oluşmadan dikkat çekmeyebilir. Yavru zarları, veteriner hekim tarafından elle alınabilir ve daha sonra antiseptiklerle ve antibiyotik tedavisi ile normale döndürülmeye çalışılabilir. Ancak, elle alırken uterusun endometrium tabakasına zarar verilebilir. Yavru zarlarının atılması için ikinci bir yol ilaç uygulamasıdır. Prostaglandin, östrojen ve oksitosin gibi hormon uygulaması yavru zarlarının atılmasını hızlandırabilir ve uterusta kalan sıvı ve birikmiş parçaları boşaltmak için kullanılabilir. Hormonal tedavi ile boşaltma başarılı değilse, uterus palpasyonu ve ılık su ile irrigasyon tavsiye edilebilir, bunu bir antibiyotik çözelti ile tedavi takip edebilir.

Yavru zarlarının atılması ve involüsyonun hızlandırılması için en etkili yöntem THERANEKRON uygulamasıdır. Theranekron, demarkasyon özelliği sayesinde patolojik dokuların sağlıklı dokulardan ayrılmasını sağlar, rejenerasyon özelliği sayesinde tüm dokularda hızlı düzelme sağlar, rezorbsiyon ve antiflojistik etkisi ile de yangılı dokuların normale dönmesine yardımcı olur. İnvolüsyonun tamamlanması için uterustaki zararlı bakterilerin kontrol altına alınması ve uterusun yenilenmesi gerekmektedir. Bu amaçla uterus içi bir antibiyotik olan UT FORTE kullanılması tavsiye edilir, çünkü, Ut forte içeriğindeki Kloratetrasiklin ve vitamin A ile geniş spektrumda bakterilerle mücadele sağlar ve uterusun yenilenmesini hızlandırır.

Retentio secundinarum'un ve süt humması gibi birçok doğum hastalığının sebepleri arasında olan Ca : P oranındaki düzensizlik de eş zamanlı olarak kontrol altına alınmalıdır. Bunun için gebelik döneminde yemde kalsiyum ve fosfor oranının dengesi korunmalıdır. Ayrıca MINERASOL inj. hayvanda iz element ve mineral dengesini sağlamak için ve VETACALCIN FORTE %20, hem etkili Ca, Mg içermesi hem de kafein içermesi açısından koruyuculukları ve tedavide etkinlikleri açısından değişik dönemlerde tercih edilmelidir. Yine vitamin E ve Selenyum içeren bir preparatın (SELEN E-SOL) uygulaması da hem koruyuculuğu açısından hem de tedavi açısından önemlidir. Bu sayede inekler bu tip hastalıklara karşı korunacaktır veya varsa bu hastalıklarda ineğin iyileşme süreci hızlanacaktır.

KORUMA

Retentio secundinarum problemi nasıl önlenebilir?

Retentio secundinarum'un pek çok sebebi olduğu için, basit bir cevap yoktur. Retentio secundinarum'un önlenmesi tabi ki anahtardır. Oluşan pek çok direkt ve indirekt faktörle, tam bir sebep bulmak oldukça zor olabilir. Yapılacak şey, doğumdan önce, doğum sırasında ve doğumdan sonra sağlıklı, rahat ve aktif bir inek sağlamaktır.

Açık bazı cevaplar şunlardır :

•  İneklerin buzağılamadan önce çok zayıf veya çok şişman olmamasına dikkat edilmelidir.

•  Buzağılamaya yakın zamanda stres azaltılmalıdır,

•  İz element, mineral ve vitamin destek programı yeterli olmalıdır.

•  Selenyum noksanlı veya sınırda olan topraklarda, diyetsel düzeyde selenyum'un uygulanması ve enjeksiyon ile selenyum uygulaması Retentio secundinarum oluşumunu minimuma indirmektedir.

•  Vitamin A ve D noksanlığı olan inekler yüksek oranda retentio gösterebilirler. Noksanlıktan şüphe ediliyorsa, buzağılamadan 4-8 hafta önce vitaminler A ve D intramuskuler enjeksiyonla verilebilir.

•  Kuru dönemdeki inekte kalsiyum:fosfor oranı süt hummasının ve Retentio secundinarum‘un önlenmesinde çok önemlidir. Kalsiyum:fosfor oranının 1.5 : 1.0 ve 2.5 : 1.0 olması çok önemlidir. 2.5 : 1.0 un üstünde süt humması ve Retentio secundinarum‘un oluşması artar.

•  6-8 haftalık kuru dönemde dengeli, limitli rasyon, yeterli günlük egzersiz, gerektiği kadar büyük, temiz ve rahat buzağılama alanları (tercihen merada) ve buzağılama periyodunda düzgün sağlık prosedürleri, üreme yollarının problemlerini, retentio secundinarum'u ve enfeksiyonları minimuma indirir.

•  Olası abort problemleri önlenmelidir, ve

•  Viral veya bakteriyal abort şansını minimize etmek için iyi bir aşılama programı kullanılmalıdır.

Buzağılama problemleri sıkça retentio secundinarum ile sonuçlandığı için, korumanın bir parçası olarak sürünün genetik durumu ele alınmalıdır. Faydalı araçlardan biri doğum ağırlığıdır. Düşük doğum ağırlıkları, diğer bütün faktörler eşitse buzağılamadaki problemleri azaltacaktır. Ancak, büyük pelvik kanalı olan büyük inekler kolayca büyük buzağı sahibi olabilirler. Bulunan bir başka araç, bir yaşındaki düvelerde pelvik ölçümlerinin yapılmasıdır. Bu aracın değeri, ilk defa çiftleşmeden önce küçük pelvik kanalları olan düveleri ayırmaktır. Doğum ağırlıkları ele alınırsa, şu hatırlanmalıdır ki, inek veya düve buzağının nasıl olacağı hakkında %60 lık bir etki taşımaktadır. Onun için, inek sürüsünün genetik durumu önemli bir etki taşımaktadır.

Sonuç

Fertilite üzerinde Retentio secundinarum'un negatif etkisi, genellikle, uterusun geciken involüsyonuna ve kronik endometritis'e bağlıdır, bu infertilitenin en çok bilinen sebeplerinden biridir. Retentio olan bazı ineklerde, pyometra, perimetritis, salpingitis'e (oviduct'ların yangısı) bağlı olarak sonuçta daimi sterilite veya endometrium tabakasında ciddi hasarlar oluşabilir. Çoğu hayvanda, ana ekonomik kayıp sütün az veya orta derecede kaybı ve uterusun bozulan involüsyonudur, bu da gebelikte gecikmeye yol açar.

Kaynaklar:

•  MAAS J. (2004). Retained Placenta in Beef Cattle. UCD Vet Views. California Cattlemen's Magazine.

•  MANSPEAKER J.E. (2005). Retained Placentas. Nutrition Health Genetics. Dairy Integrated Reproductive Management.

•  AKAR Y., YILDIZ H., KEÇECİ H., AYDIN M. (2002). Retensiyo Sekundinarumlu İneklerde Kan Serumu Kalsiyum (Ca), Fosfor (P) ve Alkaline Phosphatase (AP) Düzeyleri Üzerine Çalışma. Turk J Vet Anim Sci. 26: 41-45.