TRICHOPHYTOSIS GENEL BİLGİ
Trikofit dünyada yaygın olarak görülen bir deri hastalığıdır. Sığırlarda Trikofit’e sebep olan mantar Trichophyton verrucosum’ dur. Canlı dokuya zarar vermez, daha çok tüylerdeki ve deri yüzeyindeki keratinle beslenir. Birçok mantar türü gibi Trikofit mantarı da, nem ve ısı gibi çevresel streslere karşı koymak için adapte olmuş dirençli sporlar üretir. Etkin olmayan sporlar toprakta çok uzun süreler canlı kalabilir ve bir hayvana derisindeki mevcut kesikler veya aşınmalardan girebilir. Deri yüzeyinin altına sporlar geçtiğinde, filizlenerek birçok mantar için tipik form olan küçük dallı lifler şeklinde yayılır. Bu lifler kıl folliküllerine girebilir ve follikülden düşene veya ayrılana kadar her bir kılı zayıflatır. Hasarlı deriden eksudat sızar ve deri ve tüy kalıntılarıyla karışarak kabuklu bir yara oluşturur. Yara gri-beyaz renktedir ve deride belirgin bir şekilde görülür. Enfeksiyon merkezden dışa doğru yayılarak, 3-4 cm çapında dairesel lezyonlar oluşturur. Deri yüzeyinde yaygın tüy kayıpları, kalın kuru pullanmalar ve kabuklanmalar görülür. Yakın lezyonlar birbirine karışarak daha büyük görünümlü lezyonlara sebep olur. Lezyonlar genellikle baş ve boyun bölgesinde olsa da, şiddetli durumlarda tüm vücuda yayılmış haldedir. Eski lezyonlarda kabuklar düşerek, ortası tüysüz çevresi eksudatlı dairesel lezyonlara dönüşür ki bu hastalık için tipiktir (Ringworm olarak adlandırılır). Yayılan dallı lifler ayrıca, diğer hayvanları enfekte etme potansiyeli olan deri yüzeyine yerleşmiş veya toprağa düşmüş sporlar üretir. Bunun dışında, bu sporlar doğrudan temasla sıklıkla trikofit belirtisi göstermeyen taşıyıcı olan hayvanlara geçer. Enfekte olmuş bu sığırlar lezyonların gelişmesini önleyen doğal bir bağışıklığa sahip olabilir ancak bu hayvanlar enfeksiyon kaynağıdır ve diğer hayvanlara trifkofiti bulaştırır.
SIĞIRLARDA TRICHOPHYTOSIS
Trichophytosis, bütün dünyada hayvancılık sektöründe ekonomik kayıplara neden olan ve zoonoz bir hastalık olması nedeniyle de insan sağlığını tehdit eden bulaşıcı bir deri hastalığıdır. Hastalık etkeni genellikle Trichophyton verrucosum’ dur. Hastalık ilk defa 1896’ da bir atta teşhis edilmiştir. Enfeksiyon özellikle intensif yetiştiricilik yapılan sığır ve koyun işletmelerinde enzootik bir karakter göstermektedir.
Etiyoloji:
Hastalık vakalarının %99 gibi yüksek bir oranında dermatophytic zoofilik suş olan Trichophyton verrucosum etken olarak izole edilmektedir. Trichophyton mentagrophytes, Trichophyton equinum ve diğer Trichophyton türleri mikotik lezyonlardan sporadik olarak izole edilmişlerdir.
Bulaşma:
- Semptom gösteren veya semptom göstermediği halde taşıyıcı enfekte pozisyonda olan hasta hayvanlarla temas sonucu veya
- Hastalık etkeni olan mantar sporlarıyla kontamine olmuş yem, ekipman vb. objelerle temas suretiyle hastalık bulaşır.
Patogenez:
Yetersiz beslenme, artan nemlilik, yetersiz havalandırma, ağıllarda ve ahırlarda direkt güneş ışığının yetersizliği, bakım, temizlik vb. çevre koşullarının bozuk oluşu gibi birçok faktör; hayvanları hastalığa karşı predispoze hale getirir.
Hastalık insidansı genellikle çok genç buzağılarda yüksek düzeydedir. Buzağılar, yetişkin hayvanlardan daha kolay hastalanırlar. Buzağıların sebumunda asit içerik az miktarda olduğu için derinin pH’sı 6,5 düzeyine ulaşabilir (Özellikle cinsel olgunluğa ulaşma döneminde). Yetişkin sığırlarda derinin pH değeri 4,0 civarındadır. Bu düzeydeki pH, mantar myceliumlarının çoğalması için uygun bir ortam değildir.
Enfeksiyon sırasında, mantar myceliumları derinin stratum corneum tabakasında çoğalır. Bu tabakada kıl follikülleri de bulunduğu için mantar myceliumlarının çoğalma alanı kıl folliküllerini de kapsar. İlerleyen dönemlerde mantar gelişimi keratinize dokulara da yayılır.
Enfekte olmuş epitel tabakalarında yangı ve eksudatif faaliyetler başlar. Oluşan eksudatlar deri yüzeyine sızar ve deri yüzeyinde kabuklanmalara sebep olur. Bu invazif faaliyetler lezyonun merkezinden çevreye doğru yayılan bir pozisyonda devam eder ve hastalığın tipik görüntüsünü oluşturan kabuklanmalar giderek yayılma eğilimi gösterirler.
İnkübasyon periyodu:
7 günden 5 haftaya kadar değişen süreyi kapsamaktadır. Nadiren birkaç ay olabilir.
Klinik semptomlar:
Derinin enfekte olan kısmı kızarır, şişer ve kabuklarla dolar. Bu bölgede kıllar kalkar, hastalık ilerledikçe, kıllar kırılır ve düşmeye başlar, trichophytosise özgü olan yuvarlak kel lezyonlar oluşur. Her lezyonun merkezinde, asbest görüntüsünde bir kabuk (0,5 cm veya daha kalın) veya squamous bir kabuk oluşur. Kabuk kaldırıldığı zaman deride eritematöz lezyonlar ve kanama oluşur.
Trikofit lezyonunun çapı 1-5 cm arasındadır. Hastalık kroniktir ve tedavinin başlangıç ve iyileşme dönemlerinde kaşıntı görülebilir.
Teşhis:
- Klinik semptomlarla
- Mikroskop muayenesi: Kılların çevresinde mantar sporlarını görebilmek için lezyonlardan alınan kabuk ve kıllar %20-30’ luk potasyum hidroksit içerisinde mikroskop altında incelenir veya direkt olarak fluorescent mikroskop ile (Blankophor) muayene edilir.
- Kültür: Lezyonlu bölgelerden alınan numunelerden laboratuarda etken üretme esasına dayanır.
Tedavi:
Tedavi sırasında, ahırdaki her hayvan ve her lezyon için özel dikkat gösterilmelidir. Hasta hayvanlara tedavi dozunda TRICHOBEN inj. sağrı bölgesinden derin kas içi (IM) olarak enjekte edilmelidir. Bakım, besleme, barınma ve diğer çevre koşullarındaki olumsuzluklar giderilerek ahırdaki kontaminasyon ortamı yok edilmelidir.
Koruma:
Yıllar süren deneylerden sonra, hayvanları Trichophytosis’e karşı koruyacak en etkin yolun aşı (TRICHOBEN inj.) kullanarak spesifik immunoprofilaksi oluşturma metodu olduğu anlaşılmıştır.
Trichoben uygulanmış hasta hayvanda iyileşmenin aşamaları aşağıda görülmektedir.

